5 Kasım 2014 Çarşamba

Uyuduk Da Büyüdük...

Kağan'ımdan sık sık bahsediyorum bloğumda, o benim canım yeğenim. Bana ilk kez teyzeliği tattıran ve ilk defa birinin büyüğü olma güzelliğini hayata gelişiyle sunan... Doğduğundan itibaren büyümesini bilinçle seyrederek ve onu korumayı ve sevmeyi yürekten gelen duygularla görev bilmiş teyzesiyim ben onun... Onun büyümesi ile ilgili yazdığım yazılar sınırlı, bundan sonra ona dair yazılarımı daha çok yazmaya karar verdim bu sabah. :)

Ben bu yazıyı yazarken, 2 yıl 4 aylığız. Yani 2 yaşı bitirdik, 3.yaşımızın içindeyiz Temmuz'un 7'sinden beri. Kağan'ım doğduktan sonra, ona dair hissettiklerimi ilk olarak burada yazmıştım. :)

Gelelim bugünkü yazımın sebebine; İlk yatak sohbetimizi yapmış olmanın haklı gururunu yaşayarak uyandım bugün. Ne zaman bu kadar büyüdü, ne zaman bana "Teyze" diye seslenip cevap verecek hale geldi; hayret ediyorum sık sık. Uyusun da Büyüsün dedikleri gibi, uyudukça büyüdü ve büyüyor kuzum maşallah... :)


Bilindiği gibi, kuzum hala yalnız yatamıyor. Kış geldi, annemle Kağan'ım benim odama geçtiler yeniden. Haftaiçi durumumuz böyle evde, onlar benim yatağımın ayak tarafındaki İkea'nın yataklı kanepesinde yatıyorlar bende yatağımda... Görüldüğü gibi onların yatağı benim yatağımdan büyük. :) 

Neyse gelelim konumuza; 

Bu sabah -dün sabah erken kalkmış olmamızdan ötürü sanırım- epey uyumuşuz Kağan'ımla. Annem kalkmış kahvaltısını bile yapmış, o derece... Saat 11:46'da telefonum çalınca, Kağan'ım uyanmasın diye eniştemin suratına kapattım telefonu. "Uyuyoruz" diye yazmaya giriştim enişteme saate bakıp, ama eniştem aynı dakika içinde ev telefonunu aradı bu sefer de. Kağan'ım da annem telefonu açana kadar uyandı tabii...

Neyse madem uyandık daha uyumamız mümkün değil, Kağan'ıma dönüp laf atayım dedim, "Günaydın Kağan" dedim neşeyle kuzuma. Uyku şeklinde mırıldanmaları sonrası, telefonuma geri döndüm. Annem geldi Kağan'ımla oynadı biraz, sonra da Kağan'ımın çorabını giydirdi gitti çay koymaya. 

"Yatak keyfi yapalım biraz kuzum, boşver kalkmayalım hemen." dedim Kağan'a, o da bana uyku mırıldanmaları ile cevap verdi tekrar.

 Telefonuma döndüğüm sırada "Tiyzeee" diye seslenen Kağan'ımın sesini duydum. "Efendim Teyzem" diye ona döndüğümde yüzüstü yatıp, ellerini de çenesine koymuş halde bana bakıyordu. :) 

Onun o halini hayranlıkla izlerken Kamerayı açmayı düşünemedim haliyle. "Tiyze, Dede?" diye sordu önce, ağzım kulaklarımda "Dede işte kuzum" dedim, "Baba?" diye sordu sonra "Baba da işte kuzum" dedim. Sonra annesini de soracak yine derken, "hıı, aşşaa" dedi. Ve ben kamerayı hazırlamaya çalışırken, kuzum aşağı indi Annannesinin yanına gitti bile. :) Canım benim...


Diyeceksiniz ki belki; Bunun nesi bu kadar garip ve güzel geldi? 

Biz Kağan'ımla teyze-yeğen olarak uyanmış ve yatakta sohbet ediyoruz; bu benim için çok hoş bir duyguydu. Aklıma kazıdım Kağan'ımın o halini, o duruşunu bakışını. İlk diyaloğumuz değildi dediğim gibi, benden önce uyanırsa "Tiyze kalk" diyor, geliyor bir şeyler anlatıyor, yanağımı okşuyor falan... Ama kuzumla o halde sohbet eder halde, "Büyüdükçe sohbet eder hale de gelecek miyiz acaba?" diye düşündüm ister istemez. Dilerim büyüdükçe de yakın oluruz böyle... 

Resimin nasıl ortaya çıktığına gelirsek, Kağan'ım tekrar annemin yanından odaya geldiğinde "Kuzum hadi yatta pozunu çekeyim" dedim. Sonrasında o yatağa geri çıktı poz verdi, bende çektim. Tabii hareketli kuzu ne yaparsınız, elini oynatmış ben onu çekerken. :) 

Hayat günlüğüm olan buraya kaydetmem gerektiğini düşündüğüm için de, bu yazıyla başlayayım dedim böylece; Kağan'ımla bize dair daha çok yazı yazacağım inşallah bundan sonra. Okudukça buraya yazdıklarımı, zamanla bizlere de daha net hatırlamada yardımcı oluyor işte. Bence bir bloğun en iyi okuyucusudur blog yazarı, "neler yazmışım acaba?" diye kendini değerlendirmeyi seven biri ise...

Son sözüm; Uyusunlar da, sağlıkla büyüsünler kuzularımız, Sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...