1 Mayıs 2016 Pazar

Not Aldım Veya Not Ettim #28 - #CananDağdeviren


Bu yazı dizimde hayatımdan ve hayatımızdan aldığım notlarımı okuyabilirsiniz; Gözüme çarpan, konuşulmaya ve hatırlanmaya değer bulduğum, uzun veya kısa da olsa değinmek istediğim ve haftanın notları dediklerimden bir kuble... :)

Diğer Not Aldım Veya Not Ettim yazılarımı burada bulabilirsiniz...



Canan Dağdeviren




Adını duydunuz mu hiç haber kanallarında? Ben Fox tv haricinde bir yerde duymadım, twitter'da başarısıyla eğitimiyle veya herhangi bir şekilde yaptıklarıyla büyük gündem de oldu mu bilmiyorum. Ama benim dünyama koca bir gündem olarak oturan isimlerden biri bir süredir. Beklediğim; günler boyu konuşulduğunu, haber saatlerinde baş haber olarak da verildiğini görmekti. Öyle her bulunduğum ortamda konuşulduğunu da duymadım. Birçok karşılaştığım kişiye ben duyurdum, "Canan Dağdeviren'i duydun mu?" diye sorarak. "Duymadım, ne olmuş ki?" diye cevap aldım sonrasında da. Konuşulmadıkça ve görmedikçe utandım biliyor musunuz? Ülkemdeki başarıları sonradan duydukça utanıyorum ben. Başarılarımızın hiç konuşulmadığını bir kez daha gördüm ve utandım işte. Sonra da dedim ki, neden ben yazmıyorum? Duyduğumu, okuduğumu ve gurur duyduğumu...

Canan Dağdeviren ne yapmış biliyor musunuz? Giyilebilir kalp pili üretmiş, şu zorlu, tehlikeli ve stresli bir süreç olarak bildiğimiz kalp pili ameliyatına savaş açmış işte. Bunu Türkiye'de değil, Amerika'da doktorası sırasında yapmış. Ve Harvard Üniversitesi'nin genç akademi üyeliğine seçilen ilk Türk olmuş 2015'te. O kadar gurur duydum ve o kadar mutlu oldum ki. Umudumuzun sesi olur belki dedim, hepimize faydası olur. Umut doluyor insan böyle haberlerle, ama buna izin vermiyorlar bazen, anlıyor insan; böyle haberleri duyamadıkça veya geç duydukça...

Canan Dağdeviren kimdir peki? 1985 doğumlu, Sivaslı baba ve Adanalı bir anneden olma, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden mezun fizik mühendisimiz. Şu röportajında okudum; 5 yaşında iken kendisine hayal edinmiş kalp hastalarına yardımcı olabilecek bir şeyler yapabilmeyi. Dedesinin 28 yaşında kalp yetmezliğinden vefat ettiğini 5 yaşında iken öğrenince... Ve 28 yaşına kadar kalp hastalarına yardımcı olabilecek bir şey yapabilmek olarak hedefini belirlemiş. Ne mutlu ki hepimize, o hayalini gerçekleştirmiş. Helal olsun, başarılarının daha da devam edeceğine emin olanlardanım bende. Röportajın tamamını okumak isterseniz, burada bulabilirsiniz...

Ben üniversitede iken öğretmenlerimden duymuştum Forbes dergisini ilk defa. Forbes dergisinin "30 yaşından küçük 30 bilim insanı listesi" 'ne de girmiş Canan Dağdeviren 2015'de aynı zamanda. Helal olsun, başarılarının devamı da olsun diliyorum. Canan Dağdeviren hakkında daha fazla bilgi; vikipedia'da.


Ben bu güzel bilim kadınımızdan bahsetmeyi epeydir düşünüyordum aslında, ama epeydir doğru dürüst yazamadığımdan ötürü ancak geliyor işte bu yazı. Ben yazmayı düşünürken ve zamanına karar verememişken, birkaç gün sonrasında Stephen Hawking ile görüşmeye gittiğinin haberini aldım; internetten elbette. Daha fazla duyurulması gerektiğini hala düşünmeye devam ettim. Canan Dağdeviren ile Stephen Hawking'in buluşmasının önemli sebebi ise, Als hastalığı için geliştirdiği cihazmış. Canan Dağdeviren de benim için umut demek artık. İsmini ve soy ismini unutmak istemiyorum, unutmayın istiyorum. Bir çare girişimi olsun tüm hastalıklarımıza. Ve öncü olsun bir de, tüm gençliğimize ve hayallerini gerçekleştirmek isteyenlerimize...

Ve Canan Dağdeviren'e benden kocaman selam olsun, başarılı ve mutlu bir ömrü olsun. Haberlerini aldıkça gururlanmaya devam edeceğim, Canan Dağdeviren'in ve nicesinin... :) Ve artık biliyorum ki elime bir para geçecek olsa; ihtiyacı olanlara olduğu kadar, böyle araştırma yapanlara da ödenek vermek isteyeceğim. Duysun elinde çok olanlarımız, böyle yetenekli insanlarımız var; tüm insanlığa faydası dokunabilecek kadar bilgili ve duyarlı...

Ne isterim biliyor musunuz bir de sizden? Canan Dağdeviren'i takip edin ve duyurmaya devam edin. Hissediyorum ki devamı gelecek bu başarılarının, inanıyorum. Bir de kayıtsız kalmayalım lütfen; çevremizde gördüğümüz yeteneklere, kendini kanıtlamaya çalışan ve bunu başaran insanlarımıza... Bunları görmezden gelmedikçe ve göz önünde tutabildikçe, hem yeni nesillerimizin öncüleri çok olacak hem de yetişen güzel beyinlerimizle güzel günlere daha çabuk kavuşacağız. İnanmayı sürdürelim lütfen, inanmadan ve ummadan nasıl sürer ki bir ömür?

Beni okuduğunuz için çok teşekkür ederim, umarım bende Canan Dağdeviren gibi hayallerimi gerçekleştirebilirim. :) Sevgilerimle, daha güzel günlere olsun...

Canan Dağdeviren'in twitter adresine buradan ulaşabilirsiniz... Bu yazımdaki resimler, Google Görsellerden alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...