6 Mayıs 2017 Cumartesi

Kas Kuvvetsizliği - Bir Uzay Cuma'sı



Gülüyordu ama neden? Ders öncesi arkasındaki ağırlıkların onun kas kuvvetsizliğine düşman olduğunu bilmiyordu mesela... Onlar ne pis ağırlıklardı, onlar!! :): (05.05.2017-Cuma gününün Uzay Terapi dersinin öncesi. Yer Yalova...)

Böyle bir giriş yapayım dedim, zira bu hafta Pazartesi günü de Cuma günü de benim için güzel geçmedi Uzay Terapi. Moral olarak çökebilirdim ama çökmedim şükür. Neden? Çünkü bir işe yaramayacağını biliyordum... 

Kaslar nankör diye giriş de yapabilirdim aslında, ara verdiğim 2 haftanın sonrasında döndüğümde kas kuvvetsizliğimle karşılaştım yine. Benim bile derinden hissettiğim derece ama çok da ağır değil aslında... Sadece bu da değildi, 2 haftadan sonra yeniden Uzay Terapi'ye döndüğümde  karşılayacağım manzara epey değişmiş halde idi... Yeni bir fizyoterapist ile karşılaştım önce, beraber Uzay Terapi yaptığımız Ali abi işten ayrılmış meğer. Şans bu ya, Pazartesi günü gittiğimde benden önce çok hasta vardı, benim zamanım da yetmedi. Derken o kısa zamana tanışma dersini sığdırabildik, moralimin epey bozulduğu bir gündü... 

Pazartesi günü; Ali abi ile çalıştığımız düzene göre yaptığımız ağırlıkları söylediğim üzere eski ağırlık çalışmalarımızda yaptığım kiloların hiçbirini yapamadım. Bu moralimi epey bozdu ama en sonunda 2 haftalık aranın büyük bir kas güçsüzlüğüne yol açmış olabileceğine kanaat getirdik, yeni fizyoterapistim Muammet abi ile... 

Gün Geldi Cuma'ya; Yalova'ya yine gittik ve sıram gelene dek yine kitabımı okudum. Bunun da öncesinde yapamadığımız dersler için rahatsızlığımı dile getirdim fizyoterapistime ve derslerin sırasını düzenleyen ablaya. Bir ders süresi kadar sonra derse başlamak üzere yattım. Ders öncesinde gülüyordum, umudum çoktu çünkü yapacağımız dersten ötürü. Ama sadece Pazartesi güne ek olarak, daha da emin olduk ki "ara verdiğim 2 hafta ve öncesinde düzenli Uzay Terapi alamamamın sonucunda" bir kas kaybı vardı; beni epey yoran ve hareketlerimi tam yapamamanın verdiği garip rahatsızlığa-sıkıntıya boğan...

Kas kaybı demek gerçekten kötü, güçsüzlük demek de cidden üzücü. İyileştirmeye uğraştığınız vücudunuzun o bölgesinde elde edilen gerileme bir gıdım bile olsa morali çok bozuyor maalesef... Ama esas yapılabilecek tek şey, yeniden çabalayıp düzeni yeniden sağlayabilmek efendim... Bunu biliyor olarak üzülüyorum da ama yeniden daha iyisini yapabilmek adına bu seferki üzüntüm.  Buna rağmen de gülmem gerekiyor yine elbet... :)



Öyle yaptım bende, güldüm işte... Aylardır Uzay Terapi'deki yoğunluktan hep genellikle derslerimiz sona kalıyor bende Tilt'e çıkamıyordum. Durum en azından Tilt'te kötü değildi dedim ve bununla avundum daha çok Cuma günü dersimin sonrasında... Ama bir yandan da, haftada iki gün fizik terapi aldığım fizyoterapistim Yasemin'in Perşembe günkü dersimizde dediği şu cümle de beni sağlam tutmaya yeten cümlelerden biriydi; "Her yeni fizyoterapistle ders programı çizmek en az 1 ay. Şimdiki durumun kötülüğü moralini hiç bozmasın, o sana sen ona alışacak ve zamanla anlaşacaksınız. Eski deneyimlerini hatırlasana..." 

Yasemin haklıydı; her yeni fizyoterapist deneyimim, hep iyi başlayıp iyi ilerlemedi. Bazen iyi başlayıp kötü gitti, bazen kötü başlayıp iyi gitti. Bu gerek benim gerekse de fizyoterapistin durumu ile ilgili idi. Bu sefer benimle alakalı bir güçsüzlük mevzu bahis işte... 

Ben her fizyoterapist ile tanıştığımızda, birbirimizi tanıma başlangıcında şuna dikkat ederim; "Fizyoterapist ilk önce nereden başlıyor?" Benim Hacettepe Üniversitesi kontrollerimden kalma bir alışkanlığım var ki, fizyoterapist ve doktorlar önce benim hastalık geçmişimi dinlemelidir. Öyle ya, sadece kaslara ve hareket kapasitesine bakılarak, hastalığın ne olduğu ve hangi gidişatta olduğu anlaşılamaz...

Velhasıl bu konuda Muhammet abi ile de iyi başladık, çünkü ilk olarak adımı sorduktan hemen sonra; "Şikayetiniz ve hastalığınızın durumu nedir?" diye sordu bana. Sonradan bu konuda bir ipucu verdi benim sorularımla; yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi'nden almış. :) Gelin görün ki; sadece oradan eğitim alan fizyoterapistlerin değil, hastanın isteğine ve iyiliğine önem veren fizyoterapistlerin yapmasını istediğim ve yapması gerektiğini düşündüğüm bir harekettir bu... :)

Diyeceğim o ki; bu sefer epey kas kuvvetsizliğim var. Öyle ki; uzay terapide ayak uzatma hareketini "9 kilo ağırlıktan > 4 kilo ağırlıkla", bastırma hareketini de "6 kilo ağırlıktan > 3,5 kilo gibi bir ağırlıkla" çalışabilir hale düşmüşüm... Moral bozmamayı başarabilir, azmimi korursam; bir de Muhammet abi ile çalışmalarımızın gidişatı konusunda bu şekilde anlaşmalı hallerimizi korursak, birkaç haftaya toparlarım da inşallah... :)

Okuduğunuz için teşekkürlerimle ve istediğimiz başarıları elde etme konusunda azmimizi kaybetmemiz dileğimle... Başaracağız alimallah, kendimize inanmaya devam... =)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...