10 Mayıs 2017 Çarşamba

Nisan 2017 Nasıl Geçti?


2017'nin 4. ayını da geride bıraktık demek, bu sene bu aylık değerlendirme yazılarımı epey sevdim ben. İşime yaradı resmen; kitap okumalarım da film izlemelerim de düzene girdi. Ayda en az 2 film, en az da bir kitap bitirir oldum resmen; maşallah bana!

Zaman geçmeye devam ediyor. Nisan ayı dolu dolu ve epey yorucu geçti. Ama buna rağmen, okuduğum ve izlediğim filmler olabildiğine göre ve bir de yazabildiğim yazıları da düşündükçe; verimli hallerimi epey seviyorum be, diye gururlanmak istiyorum bu değerlendirme yazısı öncesi kendimle. İyi okumalar... :)


İki Film İzledim, Bir Kitap Okudum;



Benim Adım Feridun filmi;
Çağan Irmak'ın izlemediğim filmlerinden biri idi. 2000 senesinden beri yaptığı filmlerden, izlemediğim bir veya iki tanesi kaldı gibi. Ve Çağan Irmak film dünyasının en başarılı yazar-yönetmenlerinden bence. Filmlerini oldukça başarılı buluyorum. Birbiriyle bağlantısı olmayan filmlerinin, her birinin ayrı ve güzel bir konu bütünlüğünün olması ve izlettiriyor olması benim için büyük artı... Filmlerinde oynayan oyuncularıyla da, adını ve varlığını film dünyasına ispatlamış durumda bence. Benim Adım Feridun, diğerlerinden de ayrı biraz daha durağan gibi idi. Ama sonra oyuncularının çeşitliliği ve kalitesi ile öyle izlenir kılındı ki yine. Sonu benim için sürprizli idi, diğer Çağan Irmak filmlerine hiç benzemiyor ama güzel vakit geçirmek için amacına uygun bir film yine bence.. :)

Benim Adım Khan; "Benim Adım Khan ve ben terörist değilim." bu replik filmin başında basit gelirken, filmin devamında öyle bir anlamlanıyor ki... En sevdiğim film repliklerinden bir diğeri şuydu; "Dünyada sadece iki tür insan vardır; iyi şeyler yapan iyi insanlar, kötü şeyler yapan kötü insanlar." İzlenip görülmesi ve düşünülmesi gereken güzel bir film...

Atlıkarınca - Jelena Bacic Alimpic; Nisan ayında, uzun zamandır 21 günde bitirmediğim tek kitap ve öneri listeme girmiş bir kitap olan, Atlıkarınca'yı okudum bitirdim. Yazısı ise burada. :)

Nisan Ayında 19-24 Nisan Tarihleri arasında Ankara'da idik;



Annem, Babam, Kağan ve ben, Ankara'ya babamın bilardo turnuvası sebebiyle gitmiştik ve bu fırsattan istifade Kivramlarla güzel zamanlar geçirdik yine. Ankara'da olmak, bu 5 gün içerisinde bana ruhsal olduğu kadar fiziksel olarak da iyi geldi. Bir alışkanlığa, ayağımı uzatıp oturmalarıma başlamalarıma sebep oldu Ankara. Şimdi her fırsat bulduğumda oturmaya çalışıyorum, ayaklarımı uzatarak, karnıma çekili oturarak; tabii ders çalışmalarımdan fırsat oluşturmalarıma çalışarak. Ankara'da Olmak bana ne hissettiriyor yazdım bir de; garip, deneyim, değişkenlik dolu anılarla dolu ve artık güzel hissettiriyor...


Ara Sınavları Atlattım; 

Bir ara sınav dönemini daha geride bıraktım Nisan ayında ve tek bir günde tüm dönem derslerime girmemin vereceği gariplik vardı bu sene bu dönemde. Çok yoğun bir ders dönemi daha atlattım bu şekilde... Ve sınavlar bugün açıklandı, 5 dersin ara dönem sınavından bir tanesi hariç şimdilik geçer not aldım. Devamını dönem sonu sınavlarına diliyorum hepimize. Bir de, her sınav haftasonu 5 senedir benim için ayrı anılarla dolu geçiyor, bu sefer de böyleydi; dolu dolu ve heybeme dolan anı ve düşünceleriyle dolu... Onun da yazısı burada.


Bunlar haricinde; Nisan ayında çok sevindiğim iki güzel olay da oldu; Bir dostum işe girdi, bir dostum da Ukrayna'ya gitti. :) :)



Onların hayatındaki bu ilkleri, bende onlarla birlikte yaşadım. Üstteki resim, Damlamın kedisi Bekir ile çekindiğimiz fotoğraflarımız... Tarihlerden 12.04.2017- Çarşamba günüydü, aynı gün içerisinde geldi bu iki güzel haber de, benim Bekir ile tanıştığım o günde... Bu fotoğraflardan birkaç dakika öncesinde Meromun iş görüşmesine çağırıldığını ve görüşmeye gidiyor olduğunu öğrendim...

Sonra Damlama indim, çünkü o gün onunla yemek yeme sözleşmemiz vardı. Damlanın ikinci kedisi Bekir ile ilk defa tanıştım o gün, çünkü ben en son gittiğimde onlara Bekir yoktu. O kadar zamandır onlara gidemiyordum... Biz yemek yapmadan önce tanışma ve kaynaşma adı altında dolu etkileşimler kurduk Bekir ile ve o sırada Damla da resimlerimizi çekti. Bekir öyle sevilesi ve kendini sevdirmeyi seven bir kedi ki, aşık olmamak elde değil. O gün Bekir her yaklaştığında bana sevmeden edemedim, kucağımda-omzumda-ardımda ve bacaklarımda uyudu durdu her fırsatta; bence o da beni sevdi, niye gezsin ki etrafımda de mi? :)

Ve o gün ikinci haber olarak ise Damlamdan yurtdışına gitme işlemlerinin başladığını öğrendim. Ukrayna'ya gitmek için pasaportunu hazırlamış, son işlem olarak biletlerinin alınacağını söylemişti. İki dostumun da hayatında olan güzel gidişatlarının haberini almıştım ve bu durum aynı güne denk gelmişti... Meryemimden aynı gün işe deneme süresi için alındığı haberini de aldım. Sonra Damlamların evinden ayrılmadan önce netleşen bilgi ile bir hafta sonrasına Ukrayna'ya gidebileceğini de öğrendim...

Velhasıl; Meryem'in bir işi var şu an ve işe alındı. :) Damla ise, daha bugün evine döndü, 10 günlük Ukrayna yolculuğundan... :) İkisinin de sayesinde, şu an yapamadığım iki şeyi gerçekleştirmiş kadar mutlu hissediyorum kendimi. Umarım böyle sürer gider hayallerinin ve planlarının gerçekleşmesi... Tabii inşallah benim de İtalya'ya gitme vaktim gelir bir gün... =)


Bugün Berat Kandili; ben ailem, dostlarım ve kendim için hayallerimizin ve planlarımızın gerçekleşmesini, bir arada sağlık ve mutlulukla yaşayabilmeyi diliyorum hepimize. Nisan ayı garip şekilde güzel geçti, çok şükür ki. Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos,... diğer aylarda öyle geçsin dilerim ki. 

2017 Nisan seni sevdim, 2017 Mayıs seni de sevmek istiyorum. Sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...